Nedir?
Beyin damarlarının tıkanması, kanaması veya bir tümör, kafa travması gibi nedenlerle beyinde dil
fonksiyonlarından sorumlu bölgelerin hasarı sonucu görülen dil kaybına afazi denir. Beyinde her bir alan belirli bir beceriden sorumludur. İnsanların yaklaşık %95’inde dil ve konuşma becerileri beynin sol yarısında özelleşmiştir. Bu nedenle dil kaybı da sol yarı kürenin hasar aldığı durumlarda görülür. Özellikle beynin sol yarı küresinde bulunan Broca ve Wernicke alanları ile bunların arasında kalan bölgeler dil becerilerinden sorumludur.
Afazide felç durumu eşlik edebilir veya etmeyebilir. Beyinde “çaprazlanma” denen bir olgu olduğu için beynin sol yarı küresinde hasar varsa vücudun sağ yarısında felç görülür.
Özellikleri nelerdir?
Afazi, bir dil (lisan) kaybıdır. İşittiğini anlama, tekrarlama, adlandırma, okuma, yazma gibi dil bileşenlerinden bir ya da birkaçında bozulmalar görülür. Afazi herhangi bir zihin ya da biliş kaybı değildir. Bunların eşlik edebildiği durumlar görülse de genellikle afazili bireylerin zihinsel fonksiyonlarında bozukluk yoktur ve durumun son derece farkındadırlar.
Tipleri nelerdir?
Afazinin pek çok tipi vardır. Beyindeki konuşma alanlarındaki hasarın yerine ve büyüklüğüne göre afazili bireyler farklı tablolar sergilerler. Bazı afazili bireyler duyduğunu anlar, fakat kendini ifade etmek için gereken sözcükleri bulup ağzından çıkaramazken; bazı bireyler de çok fazla konuşur ancak ağzından çıkanları kulağı işitmiyor gibi ilgisiz ve anlamsız cümleler kurarlar. En ağır tabloda ise bireyler hem söyleneni anlamaz hem de konuşamazlar. Bu durum beyin hasarı gerçekleştikten hemen sonraki dönemde yaygındır ve çoğu zaman kendiliğinde iyileşme ile yukarıda bahsedilen iki durumdan birine doğru döner.
Tedavi/terapi
Beyin krizi geçiren hastalar hastanede hayati fonksiyonlar yerine geldikten sonra taburcu edilirler; fakat afazi tanısı varsa bu hastaların hastaneden çıktıktan sonra da terapiye ihtiyaçları vardır. Eğer bir yakınınızda beyin hasarına bağlı dil kaybı olduğunu düşünüyorsanız uzman dil ve konuşma terapistlerinden değerlendirme almanız gerekmektedir. Terapist, dil fonksiyonlarından hangilerinde bozukluk olduğunu belirleyip bireyin ihtiyaçlarına uygun bir terapi programı belirleyecektir.
Afazide düzelme çoğunlukla yavaş seyreder ve tam bir iyileşme çok nadir görülür. Hasar büyükse terapilerin uzun süre devamı gerekmektedir. Terapiden alınacak fayda, hasarın yeri ve büyüklüğü, kişinin motivasyonu, terapilerin düzenliliği, eve verilen çalışmaların uygun biçimde yapılması gibi pek çok faktöre bağlıdır.
Spontan (kendiliğinden) iyileşme
Spontan iyileşmenin süresine dair kesin bir bilgi olmasa da beyin hasarının meydana gelişinden sonraki ilk 6 ay – 1 yıl içerisinde klinik tabloda kendiliğinden bir iyiye gitme görüldüğü bilinmektedir. 1 yıldan sonra durum daha stabil hale gelir ve yapılacak müdahale sonucu ilerleme daha yavaş olabilir. Hasar oluştuktan ve hayati fonksiyonlar yerine geldikten hemen sonra dil ve konuşma terapisine başlandığı takdirde ilerlemenin daha büyük ve hızlı olduğuna dair bulgular vardır.
Sağ beyin hasarı
İnsanların çoğunda dilden sorumlu taraf sol beyin olduğu için sağ beyin hasarlarında yukarıda bahsedilen dil kayıpları görülmez. Fakat sağ beyin hasarlarında da dilin prozodisinin bozulması (konuşmanın tonlama ve ritminin normal örüntüden sapması), pragmatik bozukluklar (çeşitli ortamlarda nasıl konuşması gerektiğini bilememe, imaların ve şakaların anlaşılamaması) gibi durumlar ortaya çıkabilir. Böyle bir durum varsa yine bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması iyi olur.
Yüzyıllar öncesinde bile Eski Mısır’da, Çin’de, Mezopotamya’da bu durumun görüldüğü bilinmektedir.
Dil ve konuşma terapistleri gecikmiş dil ve konuşma, kekemelik, artikülasyon bozuklukları, ses bozuklukları, yutma bozuklukları, afazi, apraksi, ses mekanizmasının doğru çalışmasını engelleyen anatomik bozuklukluklar (yarık dudak-damak) gibi özelliklere sahip bireylerin dil ve konuşma becerilerinin iyileştirilmesi için çalışan uzmanlardır.